İçeriğe geç
Blog'a dön

SKT ve TETT farkı: hangisi ne demek?

Son kullanma tarihi (SKT) ile tavsiye edilen tüketim tarihi (TETT) aynı şey değil. Aradaki farkı bilmek her yıl kilolarca gıdayı çöpten kurtarır.

FfreshIt

Buzdolabının önünde durup bir paketin üzerindeki tarihe bakıp "acaba yenir mi?" diye düşündüğün oldu mu? Bu kararsızlık, Türkiye'de çöpe giden gıdanın en büyük sebeplerinden biri. İyi haber: küçük bir bilgi, bu israfın çoğunu önlüyor.

Kısa cevap

İkisi farklı şey vaat eder. Son tüketim tarihi (mevzuattaki adı STT) bir güvenlik sınırıdır ve çiğ et, tavuk, balık gibi çabuk bozulan ürünler için geçerlidir. Tavsiye edilen tüketim tarihi (TETT) ise kalite göstergesidir — tarihi geçmiş ürün çoğu zaman hâlâ güvenlidir, sadece en iyi hâlinde değildir. STT geçmiş ürünün satışı yasaktır; TETT geçmiş ürün ise yasal olarak satılabilir.

SKT ile TETT aynı şey değil

Türkiye'de ambalajlı gıdalarda iki farklı tarih ifadesi kullanılır:

  • Son kullanma tarihi (SKT): "Son kullanma tarihi …" ibaresiyle yazılır. Bu tarih geçtikten sonra ürün tüketilmemelidir. Genellikle çabuk bozulan, mikrobiyolojik risk taşıyan ürünlerde bulunur: çiğ tavuk, kıyma, taze balık, bazı süt ürünleri.
  • Tavsiye edilen tüketim tarihi (TETT): "Tavsiye edilen tüketim tarihi …" ya da "…tarihine kadar en iyi" ibaresiyle yazılır. Bu bir kalite tarihidir, güvenlik değil. Tarih geçtikten sonra ürün genellikle hâlâ güvenle tüketilebilir; sadece tazeliği, dokusu veya aroması bir miktar düşebilir. Makarna, pirinç, bisküvi, konserve, baharat gibi uzun ömürlü ürünlerde bulunur.

Bu ayrımı bilmemek, hâlâ mükemmel durumdaki bir kavanoz reçeli ya da bir paket makarnayı gereksiz yere çöpe atmana yol açar.

Hangi ürün hangi gruba girer?

Kabaca bir yol haritası:

ÜrünGeneldeTarih geçince
Çiğ et, tavuk, balıkSKTTüketme
Taze süt, açılmış yoğurtSKT'ye yakınKoku/görünüme bak
YumurtaTETTSu testiyle kontrol et
Konserve, kuru bakliyatTETTÇoğu zaman güvenli
Baharat, bal, sirkeTETTUzun süre dayanır

Kural: SKT güvenlik, TETT kalite. SKT'ye saygı duy; TETT'te ise duyularına güven.

Mevzuattaki adı aslında "son tüketim tarihi"

Günlük dilde herkes "son kullanma tarihi" der, biz de bu yazıda okunabilirlik için öyle kullanıyoruz. Ama Türk Gıda Kodeksi Gıda Etiketleme ve Tüketicileri Bilgilendirme Yönetmeliği'ndeki resmî terim son tüketim tarihi (STT). Etikette hangisini gördüğünü bilmek, tarih geçtiğinde ne yapacağını da belirliyor:

  • STT geçmiş ürünün satışı yasaktır. Bu bir güvenlik sınırıdır; rafta görürsen ürün orada olmamalıdır.
  • TETT geçmiş ürün satılabilir — tat, koku ve görünüşünde bozulma olmaması koşuluyla. Yani markette "tarihi geçmiş" gibi görünen indirimli bir ürün, çoğu zaman mevzuata tamamen uygundur.

Bu ayrım, indirim reyonundaki bir paket makarnanın neden güvenli, buzdolabı reyonundaki tarihi geçmiş bir kıymanın neden olmadığını açıklıyor.

Yurt dışı ürünlerde etiket başka türlü yazar

İthal bir ürün alıyorsan ya da yurt dışındaysan kavram aynı, kelimeler farklı:

ÜlkeGüvenlik tarihiKalite tarihi
TürkiyeSon Tüketim Tarihi (STT)Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi (TETT)
İngiltere / ABUse byBest before
ABDUse-By (aşağıdaki nota bak)Best if Used By

ABD'de durum ilginç: federal mevzuat, bebek maması dışında bu tarihleri zorunlu tutmuyor ve ABD Tarım Bakanlığı bu tarihlerin güvenlik göstergesi olmadığını açıkça söylüyor. Bebek maması tek istisna — oradaki tarih kesin sınırdır, asla geçilmez.

Bir de "sell-by" (satış tarihi) var ki bu sana değil, markete yazılmıştır: ürünün rafta ne kadar duracağını söyleyen bir stok notudur, güvenlik tarihi değildir.

Etiketteki tarih iki şeyi varsayar

Ambalajdaki tarih koşulsuz bir söz değil. İki varsayıma dayanır ve ikisi de evde kolayca bozulur:

  1. Ambalaj açılmamıştır. Tarih, kapalı ürün için hesaplanır. Açtığın anda içeri hava ve bakteri girer, bambaşka bir saat işlemeye başlar — ambalajda ne yazarsa yazsın, artık genelde haftalar değil günler konuşuruz.
  2. Ürün yazan koşulda saklanmıştır. 4°C yerine 8°C'de çalışan bir buzdolabı raf ömrünü ciddi biçimde kısaltır. Bakteriler yaklaşık 4°C ile 60°C arasında en hızlı çoğalır — "tehlike bölgesi" denen aralık — ve bu aralıkta sayıları 20 dakikada ikiye katlanabilir. 4°C için basılmış bir tarih, ılık bir dolapta pek bir şey ifade etmez.

Üçüncü ve daha güzel bir durum daha var: dondurmak saati fiilen durdurur. Sürekli donmuş halde kalan gıda süresiz olarak güvenlidir; dondurucu için verilen süreler güvenlikle değil kaliteyle ilgilidir — doku, aroma, dondurucu yanığı.

Duyularını kullanmayı unutma

Tarih bir rehberdir, mutlak bir hüküm değil. TETT geçmiş bir üründe önce bak, kokla, gerekiyorsa küçük bir miktar tat. Küf, ekşime, bozulmuş koku veya şişmiş ambalaj varsa çöpe. Yoksa büyük ihtimalle sofraya. Ürün ürün nelerin tarih sonrası yenebildiğini merak ediyorsan, son kullanma tarihi geçen ürünler yenir mi rehberimize göz at.

Ama duyu kontrolünün iki sınırı var. Birincisi: duyular kaliteyi yakalar, her güvenlik riskini değil. Gıda kaynaklı hastalığa yol açan bakterilerin çoğu koku, tat veya görüntüde hiçbir iz bırakmaz. STT'nin neden kesin bir durak olduğu tam da bu — burnun, seni neye karşı koruduğunu algılayamaz. İkincisi: şişmiş, akıtan veya paslanmış bir konserve, ne kadar iyi görünürse görünsün açılmadan çöpe gider. Şişkinlik, içeride mikrobiyal üremenin ürettiği gaz demektir.

Yumurta, basit bir testin basılı tarihten çok şey söylediği klasik örnek. Yumurtayı bir bardak suya koy: dibe yatıyorsa taze, bir ucu üzerine dikiliyorsa yaşlanmış, yüzüyorsa içindeki hava boşluğu onu yüzdürecek kadar büyümüş demektir.

Bu ipucunun çoğu anlatımında atlanan bir ayrıntı var: yüzmek kalite düşüklüğü gösterir, otomatik olarak "bozuk" demek değildir. ABD Tarım Bakanlığı'nın önerisi, yüzen yumurtayı bir kaseye kırıp orada değerlendirmek: kötü koku veya alışılmadık bir görünüm varsa çöpe, yoksa pişirerek tüketmekte sakınca olmayabilir. Su testi yumurtanın yaşını söyler, kararı burnun verir.

Bu kararın sana ait olmadığı durumlar

Duyuya güvenme yaklaşımı, sıradan gıda yiyen sağlıklı bir yetişkini varsayar. Bazı durumlarda bu pay tamamen ortadan kalkar; oralarda burnuna değil, basılı tarihe uy:

  • Hamilelik, bebeklik ve erken çocukluk
  • Bağışıklığı baskılanmış olmak — kemoterapi, bağışıklık baskılayıcı ilaçlar, bazı kronik hastalıklar
  • İleri yaş, enfeksiyon eşiğinin düştüğü dönem

Bu gruplarda STT'ye harfiyen uy ve "kokusu iyi geliyor" muhakemesini hiç kullanma. Emin değilsen hekiminin önerisi esastır; bizimki editoryal politikamızda belirttiğimiz gibi genel ev bilgisidir.

Bir ürünün ne kadar dayanacağı, saklama koşuluna da bağlı. Aynı yoğurt buzdolabının kapısında değil iç rafında daha uzun ömürlü olur; ayrıntılar için buzdolabı raf ömrü tablomuza bakabilirsin. Ambalajı bir kez açtıysan, üzerindeki tarih artık geçerli değildir — o zaman açılmış ürünler ne kadar dayanır yazısı işine yarar.

freshIt bu kararı senin yerine hatırlıyor

Her ürünün tarihini kafanda tutmak zor. freshIt, market fişini okuyup her ürüne kategorisine göre tahmini bir son kullanma tarihi atar ve bozulmadan birkaç gün önce seni nazikçe uyarır. Böylece "acaba yenir mi?" anını hiç yaşamazsın — çünkü daha tazeyken kullanmış olursun.

İsrafı önlemenin ilk adımı, tarihleri doğru okumaktır. İkinci adımı ise onları hiç kaçırmamak.

İlgili yazılar

İsrafı önlemeye bugün başla

freshIt'i ücretsiz indir

Kaynaklar

  1. Türk Gıda Kodeksi Gıda Etiketleme ve Tüketicileri Bilgilendirme YönetmeliğiT.C. Mevzuat Bilgi Sistemi
  2. Etiket Okuma AlışkanlıklarıT.C. Tarım ve Orman Bakanlığı — Güvenilir Gıda
  3. Food Product DatingUSDA Food Safety and Inspection Service
  4. Best before and use-by datesUK Food Standards Agency

Yukarıdaki kaynaklara dayanan, ev kullanımına yönelik genel bilgidir. Ürünün üzerinde yazan saklama ve son kullanma talimatının yerine geçmez, tıbbi tavsiye değildir. Bir gıdadan şüpheleniyorsan tüketme.

İsrafı önlemeye bugün başla

freshIt fişini okur, son kullanma tarihini takip eder, tam zamanında hatırlatır.

İlgili yazılar